Sağlık Bakanı Memişoğlu: Hasta ve çalışan hakları tek çatı altında
Tıp ve Adalet Sempozyumu'nda konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, hasta ve çalışan haklarına yönelik düzenlemeleri birleştireceklerini ve dijital platform hayata geçireceklerini açıkladı.

Milliyet'in haberine göre, Sağlık Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı iş birliğiyle Sarıyer'deki bir otelde Tıp ve Adalet Sempozyumu düzenlendi. İki gün sürecek etkinliğe Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, Danıştay Başkanı Zeki Yiğit ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan program, konuşmalarla devam etti.
Sempozyumda konuşan Sağlık Bakanı Memişoğlu, insan hayatına doğrudan temas eden iki temel alanın temsilcileri olarak bir araya geldiklerini belirterek, "Sağlığın ve adaletin merkezinde insan vardır. Mesleklerimiz, çalışma yöntemlerimiz ve kullandığımız kavramlar farklı olabilir. Ancak hepimiz vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak, haklarını ve iyilik hâllerini korumak için çalışıyoruz. Bizleri aynı zeminde buluşturan, insanımıza karşı taşıdığımız bu ortak sorumluluktur. Bu nedenle sağlıkla adalet arasındaki iş birliğini çok kıymetli buluyorum. Bugünkü buluşmamızı da birbirimizin tecrübesinden yararlanmak ve insanımıza daha iyi hizmet etmek için önemli bir fırsat olarak görüyorum" dedi.
Medeniyetlerinde insanı yaşatmanın, hakkı gözetmenin ve emanete sahip çıkmanın büyük değer taşıdığını ifade eden Memişoğlu, sağlık hizmetlerini bu anlayışla yürüttüklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde geçen çeyrek asırda sağlık altyapısının güçlendirildiğini vurgulayan Bakan, "Modern şehir hastanelerimiz, gelişmiş tıp teknolojimiz ve fedakâr sağlık çalışanlarımızla vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdık. Ulaştığımız bu hizmet kapasitesini, insanımızın güvenini daha da güçlendirecek çalışmalarla ileriye taşımak istiyoruz" diye konuştu.
Bakan Memişoğlu, bir hastanın uygulanacak tedaviyi anlayabilmesinin, sorularına cevap bulabilmesinin ve hakkını arayabilmesinin son derece kıymetli olduğunu belirterek, "Bizler hasta haklarının korunmasıyla sağlık çalışanlarımızın mesleki güvencesini, birbirini tamamlayan unsurlar olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Yıllarca hastanelerde görev yapmış bir hekim olarak sağlık hizmetinin her aşamasında yoğun emek ve büyük sorumluluk olduğunu söyleyen Memişoğlu, acil serviste, ameliyathanede ve yoğun bakımda görev yapan çalışanların bilgi ve tecrübelerini insan hayatını korumak için kullandığını, gece gündüz büyük özveriyle çalıştığını aktardı. Hekimliğin özünde diğerkâmlık olduğunu, hastasının derdini kendi derdi bilmenin ve onun iyileşmesi için gayret göstermenin bulunduğunu kaydeden Bakan, "Sağlık çalışanlarımızın mesleki birikimiyle birleşen bu adanmışlık, sağlık sistemimizin en büyük gücüdür. Bizler de bu emeği desteklemek, hizmetin sürekliliğini sağlamak ve sağlık çalışanlarımızın haklarını koruyarak görevlerini gönül rahatlığıyla yapabilmelerini sağlamak için çalışıyoruz" dedi.
Sağlık hizmetlerinin hukuki yönü değerlendirilirken tıbbi süreçlerin bilimsel verilerle açıklanması ve her olayın kendi koşulları içinde ele alınmasının önemine dikkati çeken Memişoğlu, hukuki değerlendirmelerin tıbbi sürecin bütün yönlerini gözetmesi gerektiğini, sağlık çalışanlarının da mesleki uygulamalarının hukuki çerçevesini açık biçimde öngörebilmesinin önemli olduğunu söyledi. Sağlık alanının bilgi birikimiyle hukuk alanının tecrübesinin birbirini tamamladığını belirten Bakan, "Bir tıbbi müdahalenin beklenen sonucu vermemesiyle hukuki sorumluluk doğuran kusurun bulunması arasındaki ayrım titizlikle değerlendirilmelidir. Bu hassasiyet hem hasta haklarının korunmasına hem de sağlık hizmetinin güven içerisinde sürdürülmesine hizmet eder" diye konuştu.
Hukuki belirsizliklerin mesleki kararlar üzerinde oluşturabileceği kaygıları, defansif tıp olarak ifade edilen yaklaşımı hizmetin işleyişi, kaynakların etkin kullanımı ve vatandaşların nitelikli sağlık hizmetine erişimi bakımından ele almak gerektiğini ifade eden Memişoğlu, sempozyum boyunca paylaşılacak görüşlerin tıbbi ve hukuki kavramların ortak bir çerçevede ele alınmasına ve hukuki öngörülebilirliğin güçlenmesine katkı sağlayacağını kaydetti.
Bakan Memişoğlu, hukukun sağlık hizmetinin güven unsuru olduğunu belirterek, sağlık hizmetlerinin hukuki altyapısını sahadan gelen ihtiyaçlar doğrultusunda güçlendirdiklerini, göreve geldikleri günden bugüne yaklaşık 170 mevzuat düzenlemesini hayata geçirdiklerini söyledi. Bilimsel bilgiyi, ortak aklı ve istişareyi esas aldıklarını vurgulayan Memişoğlu, hekimlerin, sağlık çalışanlarının, hukukçuların ve akademisyenlerin katkılarını çok kıymetli bulduklarını ifade etti.
Sağlık çalışanlarının mesleki güvencesine yönelik önemli adımlardan birinin Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Mesleki Sorumluluk Kurulu olduğunu hatırlatan Memişoğlu, kurulun mevzuatla belirlenen kapsamda tıbbi işlem ve uygulamalara ilişkin soruşturma izni değerlendirmelerini yürüttüğünü aktardı. Bu yapının gerektiğinde uzman görüşlerinden de yararlanarak iddiaların tıbbi ve hukuki yönleriyle incelenmesine ve süreçlerin daha öngörülebilir biçimde yürütülmesine katkı sağladığını belirten Bakan, kamuda görev yapan sağlık meslek mensuplarının rücu sorumluluğuna ilişkin esasların yeniden düzenlendiğini, mesleki sorumluluk sigortalarının işlevselliğini artırmaya yönelik adımlar atıldığını ve sigorta teminat limitlerinin güncellendiğini söyledi.
Sağlıkta Haklar ve İletişim Yönetmeliği hazırlıklarının sürdüğünü bildiren Memişoğlu, "Hasta ve çalışan haklarına ilişkin düzenlemeleri tek çatı altında birleştireceğiz. Ayrıca hazırlık çalışmalarında sona geldiğimiz Bilgilendirilmiş Rızanın Elektronik Ortamda Alınması Hakkında Yönetmelik ile de aydınlatılmış onamların elektronik ortamda ve güvenli şekilde verilebilmesini sağlıyoruz" dedi.
Sağlık çalışanlarının haklarına ilişkin başvuru ve iletişim mekanizmalarını kamu, özel ve üniversiteye bağlı sağlık kuruluşlarını kapsayacak şekilde genişleteceklerini ifade eden Memişoğlu, çalışanların başvurularını yapabilecekleri ve süreçlerini takip edebilecekleri dijital platform oluşturacaklarını, sağlık tesislerinde açacakları Hasta ve Çalışan Hakları İletişim Birimleriyle hem vatandaşların hem de sağlık çalışanlarının başvurularının daha etkin değerlendirilmesini sağlayacaklarını söyledi. SABİM, CİMER ve bu birimlere iletilen başvuruları koordineli biçimde ele alarak mükerrer işlemleri önleyeceklerini, değerlendirme süreçlerini hızlandıracaklarını belirten Bakan, "Gayemiz, vatandaşlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın taleplerine daha hızlı cevap veren ve karşılıklı iletişimi güçlendiren bir yapı oluşturmaktır" dedi.
Mevzuatın sahaya nasıl yansıdığını, gelişen ihtiyaçları ve hizmet süreçlerine ilişkin önerileri katılımcıların katkılarıyla birlikte değerlendirdiklerini ifade eden Memişoğlu, Tıp ve Adalet Sempozyumu'ndan beklentilerinin de bu olduğunu kaydetti.
İki gün boyunca paylaşılacak mesleki tecrübelerin ve bilimsel değerlendirmelerin uygulanabilir önerilere dönüşmesini istediklerini belirten Memişoğlu, sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracak ve kurumlar arasındaki iş birliğini güçlendirecek her fikrin önemli olduğunu söyledi. Sağlık Bakanlığı olarak sempozyumda ortaya konulacak görüş ve önerileri dikkatle değerlendireceklerini ifade eden Bakan, görev alanlarındaki yeni çalışmalarda bu birikimden yararlanacaklarını belirtti.
Sağlık alanında bilim ve teknolojinin hızla geliştiğini, yeni tedavilerin, dijital uygulamaların ve yapay zekâ destekli modern sistemlerin hayata girdiğini vurgulayan Memişoğlu, "Bu gelişmeleri insanımızın yararına sunarken hukuki süreçleri, etik ilkeleri ve mesleki sorumlulukları da birlikte düşünmeliyiz. Bilimsel gelişmelere eşlik eden güçlü bir hukuk birikimi, geleceğin sağlık hizmetlerini güvenle kurabilmemize destek olacaktır" dedi.
Kamu kurumlarının, üniversitelerin, özel sektörün ve hukuk camiasının bu alandaki iş birliğini geliştirmek gerektiğini belirten Memişoğlu, "Bugün kuracağımız diyalogların yeni araştırmalara, eğitim çalışmalarına ve kalıcı iş birliklerine vesile olmasını diliyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Sağlıklı Türkiye Yüzyılı'nı bilim, hakkaniyet ve ortak akılla hep birlikte inşa edeceğiz" diye konuştu.
TürkAta Haber Ajansı