Van Müzesi: Urartu Hazinelerine Yolculuk
Görsel: EvgenyGenkin / Wikimedia Commons, CC BY 2.5
Van Kalesi'nin kuzeydoğusundaki çağdaş binasında Urartu'dan Osmanlı'ya uzanan zengin koleksiyonuyla Van Müzesi, bölgenin kültürel mirasını gözler önüne seriyor.
Van Gölü çevresinde binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan Van, bu zenginliği Van Müzesi’nde buluşturuyor. Urartu Müzesi olarak da bilinen müze, 1932 yılında bölgedeki taşınır kültür varlıklarını korumak amacıyla kurulan bir deponun temeli üzerine inşa edilmiş. Bugün ise Van Kalesi’nin kuzeydoğusunda, 2019’da ziyarete açılan modern bir binada hizmet veriyor. Müze, Urartu eserleri açısından dünyanın en zengin koleksiyonuna ev sahipliği yapmasıyla biliniyor.
Tarihçe: Bir Depodan Dünya Çapında Bir Müzeye
Müzenin hikâyesi, 1932 yılında Van’daki taşınır kültür varlıklarının tek bir merkezde toplanması amacıyla bir depo kurulmasıyla başladı. Zamanla depodaki eserlerin artması üzerine 1945’te Müze Memurluğu oluşturuldu ve 1972’de Müze Müdürlüğü’ne dönüştürüldü. 2011 Van Depremleri sırasında hasar gören eski bina, yerini Van Valiliği tarafından 2012-2015 yılları arasında Van Kalesi’nin kuzeydoğusunda inşa edilen yeni bir yapıya bıraktı. Mimar Bahadır Kul’un projesiyle hayata geçirilen çağdaş mimarideki tek katlı bina, 13 bin metrekarelik bir alan üzerine kuruldu ve 23 sergi holü içeriyor. Teşhir-tanzim çalışmaları 2017’de başlayan müze, 27 Ağustos 2019 tarihinde kapılarını ziyaretçilere açtı.
Koleksiyon: Urartu’dan Osmanlı’ya Uzanan Yelpaze
Müze envanterinde 45 bin eser bulunuyor; bunlardan 2542’si sergileniyor. 23 sergi holünün dokuzu Urartu dönemine ayrılmış durumda. Urartu eserleri açısından dünyanın en zengin müzesi olarak değerlendirilen Van Müzesi, yalnızca Urartu’yla sınırlı değil. Van ve çevresi Roma, Bizans, Selçuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu ve Osmanlı dönemlerinde de önemli bir yerleşim alanıydı. Müzede bu dönemlere ait buluntular, sikkeler ve etnografik eserler de yer alıyor. Etnografya bölümünde özellikle Van-Hakkâri yöresine ait kilimlerden oluşan dokuma eserler koleksiyonu dikkat çekiyor.
Öne Çıkan Eserler: Savaş Arabası ve Gılgamış Mührü
Koleksiyondaki en ilgi çekici parçalardan biri, üzerinde bir savaş arabası betimlenmiş tunç levha. Bir at göğüslük parçası olduğu belirlenen levha, üzerinde savaş sahnesi işlenmiş Urartular’a ait bulunmuş ilk at göğüslük parçası olma özelliğini taşıyor. MÖ 8. yüzyıla ait olduğu düşünülen eser, müzede 5.11.80 envanter numarasıyla kayıtlı. Bir diğer önemli eser ise Hayvanlar Hakimi betimli Urartu damga mührü. Beyaz su mermerinden yapılan mührün baskı kısmında Mezopotamya destan kahramanı Gılgamış’ın betimlemesi yer alıyor. Bu konu, Urartu sanatında sık rastlanan bir tema değil ve bir Urartu damga mührü üzerinde ilk kez görülmüş. Eser, 71.10.33 envanter numarasıyla müzede sergileniyor.
Osmanlı Mühürleri ve İslami Dönem Seramikleri
Müzede Osmanlı dönemine ait 39 mühür bulunuyor. Bu mühürlerden on tanesi resmî mühür; diğerleri şahıs, vakıf ve tılsım mühürleri grubunda yer alıyor. Pirinç, bakır, gümüş ve bronz gibi metallerden yapılan mühürler, değişik tarihlerde satın alma veya hibe yoluyla koleksiyona katılmış. İslami dönem eserleri arasında ise sırlı seramikler önemli bir yer tutuyor. Bir kısmı Van Kalesi ve Eski Van Şehri kazılarında ortaya çıkarılan bu seramikler, bir kısmı da satın alma veya hibe yoluyla müzeye kazandırılmış. Kâse, tepsi, hokka, ilaç kabı, testi ve küp gibi objelerden oluşan koleksiyon; Selçuklu ve Beylikler dönemi (12.-14. yüzyıl), Osmanlı dönemi (15.-20. yüzyıl), Safevi dönemi (17.-18. yüzyıl) ve Kaçar dönemine (19. yüzyıl) tarihlendiriliyor.
Van Müzesi, yalnızca eserleriyle değil, aynı zamanda canlandırma bölümleriyle de ziyaretçilere geçmiş medeniyetlerin yaşam tarzlarını ve savaşlarını yakından hissettiriyor. Van’a yolunuz düştüğünde, bu eşsiz koleksiyonu görmek için müzeye mutlaka zaman ayırın.
Kaynak: tr.wikipedia.org, van.ktb.gov.tr
Görsel: EvgenyGenkin, Wikimedia Commons, CC BY 2.5
THA - TürkAta Haber Ajansı