İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.084.358 ▲ %0,54
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Van Rehber

Karagündüz: Van'ın Erçek Gölü Kıyısındaki Tarihi Mahallesi

Görsel: Francesco Bini / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

Van'ın İpekyolu ilçesindeki Karagündüz, Erçek Gölü kıyısında yer alır; höyüğü, nekropolü ve kuş cennetiyle tarih ile doğayı bir arada sunar.

Van'ın İpekyolu ilçesine bağlı Karagündüz, Erçek Gölü'nün kıyısında, il merkezine 36 kilometre uzaklıkta bir mahalledir. Ermenice adı Kharakonis olan bu yerleşim, Türkiye'nin en kalabalık on dokuzuncu şehri olan Van'ın sınırları içinde yer alır. Mahallenin en dikkat çekici değerleri arasında Karagündüz Nekropolü, Karagündüz Höyüğü ve Kuş Cenneti bulunur. Eski köydeki Surp Tadevos Kilisesi ise 60'lı yıllarda harabe hâline gelmiştir.

Karagündüz Nekropolü: Urartu'nun İzleri

Karagündüz'deki nekropol, 1991 yılında köylülerin sulama kanalları açarken bulduğu bir alandır ve 1992'den bu yana kazı çalışmaları sürmektedir. Kuzeyden güneye hafifçe meyilli alüvyal bir düzlükte yer alan bu alanda, dikdörtgen planlı oda mezarlar ortaya çıkarılmıştır. Mezar odalarının tavanları çökmüş olmakla birlikte, odalara boyutlarına göre 20'den 80'e kadar değişen sayıda insan gömüldüğü anlaşılmıştır. Yeni ceset konulacağı zaman eskilerin geriye doğru toplanarak yer açıldığı, bu uygulamanın diğer Urartu mezarlarından da bilindiği belirtilir.

Mezarlarda ele geçen çanak çömlekler, biçim ve bezeme anlayışı bakımından iki büyük gruba ayrılır. Gömü hediyeleri arasında demirden süs eşyaları, silahlar ve çok sayıda boncuk bulunur. Ayrıca oğlak ve kuzu türü hayvanlara ait omurga parçalarına rastlanmıştır. Höyüğün 1,5 kilometre batısındaki bu nekropolde yapılan kazılarda 9 mezar açılmış; bunlardan 6'sının oda mezar olduğu ve her birinin yanında bir ocak bulunduğu kaydedilmiştir. Her odada, odanın büyüklüğüne göre 20-80 gömüt vardır. Ölülerin kumaşa sarılı ya da giysili gömüldüğü düşünülmektedir. Standart gömü hediyeleri arasında pişmiş topraktan açık ağızlı çanaklar ile dar ağızlı, yüksek ya da alçak boyunlu çömlekler yer alır. Çanaklarda oğlak ve kuzu omurga kemikleri bırakılmış, diğer çömleklerde ise sıvı olduğu anlaşılmıştır. Kazılarda tunçtan süs iğneleri, halkalar, yüzükler, mavi boncuklar, dövme demirden bilezikler, halhallar, hançerler, mızrak uçları, bıçaklar, bir topuz ve zincir gibi çeşitli takı ve silahlar da gün yüzüne çıkarılmıştır. Urartu işi bir tunç ve bir siyah taş mühür de buluntular arasındadır.

Karagündüz Höyüğü: Katmanların Hikâyesi

Karagündüz Höyük, Van il merkezinin 34-75 kilometre kuzeydoğusunda, Erçek Gölü'nün doğu-kuzeydoğu kıyısında yer alır. Gölün sularını döken Memedik Çayı'nın oluşturduğu düzlüğün batı kenarında yükselen höyük, Özalp'tan Van'a ulaşan ticaret yolu üzerinde olduğu için Van yöresinin en büyük höyüğü olarak kabul edilir. Tepe, yaklaşık 75 x 50 metre ölçülerinde ve 8-9 metre yüksekliğindedir; günümüzde Erçek Gölü'nün bir adası durumundadır.

Höyükteki tabakalanma, yeniden eskiye doğru şu şekilde sıralanır: Orta Çağ mezarlığı, Orta Çağ, Geç Demir Çağı, Orta Demir Çağı (Urartu Dönemi), Erken Demir Çağı, Orta ve Geç Tunç Çağı ve Erken Tunç Çağı (Erken Transkafkasya Dönemi). En kalın tabaka, Erken Transkafkasya Dönemi'ne aittir; diğer tüm yapı katlarının toplam kalınlığı 2 metreyi bulurken bu tabaka tek başına 8-9 metre kalınlığa ulaşır. Bu da en uzun süreli yerleşimi temsil ettiğini gösterir.

Kazılar ve Buluntular

Höyük, arkeoloji literatüründe 20. yüzyılın başlarından beri bilinmektedir; ancak bu ünü kuzeybatı tarafındaki bir Ermeni kilisesine dayanır. Bu kilise, yüzyıl ortalarında Karagündüz Köyü Camii'nin yapımında kullanılmış ve günümüzde temelleri dahi görülmemektedir. Höyük 1956'da C. A. Burney tarafından saptanmış, kazılar 1959'da Prof. Dr. Afif Erzen başkanlığında başlamıştır. Uzun bir aradan sonra 1994'te, Van Valiliği İl Özel İdaresi, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü, Türk Tarih Kurumu ve Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu'nun desteğiyle Prof. Dr. Veli Sevin başkanlığında yeniden başlatılmıştır. Kazılara başlanmasının ana nedeni, Erçek Gölü'ndeki sürekli yükselme nedeniyle höyüğün bir süre sonra sular altında kalma tehlikesidir.

Orta Çağ mezarlığında 1998 itibarıyla 577 mezar açılmıştır. Cesetler beyaz bir beze sarılarak baş tarafı doğuya bakacak şekilde doğu-batı doğrultusunda gömülmüştür. Bazı mezarlarda ölüler takılarla birlikte defnedilmiştir; kadınlarda eller genellikle göğüs üzerinde, erkeklerde ise karın üzerinde üst üste konulmuştur. Höyükte ele geçen insan iskeletleri toplam 890 bireye aittir. Bebek ve çocuk iskeletleri bu toplamın yaklaşık %54'ünü oluşturur; bunların yaklaşık %35'i 0-2 yaş arasında ölmüştür. İskelet incelemeleri, toplumun %35,4'ünün yetişkin bireylerden oluştuğunu gösterir. En yoğun ölüm oranı kadınlarda 30-35 yaş, erkeklerde ise 35-50 yaş aralığındadır. Kadınların yaklaşık %26'sı, erkeklerin ise %47'si Akdeniz ırkı özellikleri taşımaktadır.

Yerleşimin kuzey kesiminde Urartu Dönemi'ne tarihlenen bir yapı kompleksi dikkat çeker. En az 400 metrekarelik bir alanı kapsayan bu kompleks, 1-1,40 metre kalınlıkta taş temeller üzerine inşa edilmiş yapıları ve kısmen taş döşeli avluyu içerir. Erken Transkafkasya Dönemi ise düzenli bir mimari doku sergiler: doğu-batı yönünde uzanan 5 metre genişliğindeki bir sokağın iki yanına dizilmiş dikdörtgen ve kare planlı yapılar ortaya çıkarılmıştır. Duvarlar 40-45 cm kalınlığında ve bütünüyle kerpiçtir; taş temel görülmez. Birbirine bitişik inşa edilen yapılara giriş çıkışın tavanda açılan gediklerden sağlandığı düşünülmektedir.

Kuş Cenneti ve Günümüzdeki Karagündüz

Karagündüz'ün bir diğer önemli değeri, Erçek Gölü kıyısındaki kuş cennetidir. Bu alan, göçmen kuşların uğrak noktası olarak doğa severler için cazibe merkezidir. Mahallenin nüfusu ise büyük ölçüde, başta I. Dünya Savaşı ve Şark Islahat Raporu sonrası 1918-1925 yılları arasında köye yerleşen Güney Azerbaycan kökenli İran Türk'ü bir halk olan Küresünniler'den oluşur. Köy nüfusunun tamamı Türkçe konuşur.

Karagündüz, hem arkeolojik zenginlikleri hem de doğal güzellikleriyle Van'ın keşfedilmeyi bekleyen köşelerinden biridir. Höyükteki kazılar, MÖ 7. yüzyılın ikinci yarısında Urartu'nun çöküşüyle birlikte Van Gölü Havzası'nda yaşanan büyük değişimleri ve gerilemeyi gözler önüne serer. Erçek Gölü'nün kıyısında, tarihin katmanlarını ve kuşların kanat seslerini bir arada deneyimlemek isteyenler için Karagündüz, unutulmaz bir durak olacaktır.

Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Francesco Bini, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…