İçeriğe geç
  • Dolar 49,4463
  • Euro 55,6180
  • Sterlin 66,0056
  • Bitcoin 4.059.097 ▲ %1,86

Futbol

İsimli sorunlar ve Avrupa rekabeti: Fenerbahçe’nin İsmail Kartal dönemi analizleri

Fenerbahçe’nin Avrupa kupalarındaki performansı ve yerli oyuncu-yerli antrenör eksikliği, takımın sahadaki organizasyon sorunlarını güçlendiriyor.

BirGün'ün haberine göre, Premier Lig’de 6 maçta 5 puan toplayan Aston Villa, Rogers, Watkins, Konsa, Malen ve Tielemans’ı toplam 322 milyon euroya transfer ederek güç kaybı yaşadı. Giden oyuncuların kalitesi Premier Lig seviyesinin üzerinde olup, aynı zamanda kendi millî takımlarında da forma giyiyorlardı.

Buna rağmen Unai Emery gibi donanımlı bir teknik direktörün varlığı ve takımın kupalardaki geçmiş başarıları, Fenerbahçe açısından rakibi yakın bir analiz yapmayı gerekli kıldı. Deplasmanda zorlu bir karşılaşma öngörüldüğünde uygulanması gereken stratejinin gözden kaçmaması gerektiği ifade edildi.

Mevcut durumda ise bu planın uygulanabilirliği soru işareti taşıyor. Sorunların başında, İsmail Kartal’ın taktik bütünlük sağlayan bir oyun şablonu oluşturamadığına vurgu yapıldı. Her oyuncunun kendi sorununu çözmeye çalışması, sahadaki kaosu engellemek için kadro tamamlığının sağlanması gerektiğini gösterdi. Yerli oyunculara aşırı yüklenilmesi, kendini ifade edememenin yarattığı boşlukla ilişkilendirildi.

İkinci önemli konu ise sahadaki İsmail olarak kaydedildi. Kanté’nin yokluğunda merkeze yönelen oyuncunun millî takımındaki zaaflarını tekrar gündeme getirdiği, 6 numara rolünü üstlenmesi gereken ancak bu pozisyonda dahi temel teknik sorunlar yaşadığı, altyapı sürecinin de zayıf olduğu değerlendirildi. Doğru konumda kalması bile zayıf olan bu oyuncunun, diğerlerine zarar verdiği ifade edildi.

Oyuncuların hatalarından ziyade, hataların gole dönüşme yüzdesinin yüksek olması da eleştirildi. Böyle bir durum, takım adına büyük bir sorun olarak görüldü. İrfan Can’ın Asensio’nun boşluğunu doldurma çabası karşısında, Oğuz’un sezon başından beri gösterdiği formanın devam etmesi, takım için hak ettiği değeri teyit ediyor. Oğuz’un bu formayı hak ettiği belirtildi.

Diğer yandan Lukaku’nun sahada olması gerektiği ve bu seviyedeki karşılaşmalarda etkili bir santrforun bulunmasının, Avrupa kupalarında Fenerbahçe için önemli bir avantaj olacağı ifade edildi.

Şampiyonlar Ligi ise tüm oyuncular için bir vitrin niteliği taşıyor ve bu sahnede yer almak, geleceğin planlarını şekillendirmek adına kritik. İsmail Kartal’ın sağlayacağı motivasyondan çok, oyuncuların kendilerinin bu rekabetten ders çıkaracakları değerlendirildi.

Avrupa maçları, özellikle yerli oyuncular açısından, hangi stratejilerin doğru veya yanlış olduğuna karar verebilecek seviyede zorlu bir rekabet sunuyor. Millî takım sonrası Avrupa kupaları da mevcut durumu net biçimde gözler önüne serdi. Sorunun kökeninin bu tablo olduğu ifade edildi.

Galatasaray-Barcelona maçından sonra gerçekleşen Fenerbahçe-Aston Villa karşılaşması, mevcut tablonun net bir resmini ortaya koydu. Yerli oyuncu yetersizliği ile birlikte yerli antrenör eksikliği de belirginleşti ve bu eksiklikler oyunun kontrolünü etkileyerek skorları belirledi. Bu tür sonuçlar, küresel düzeydeki uyum sorununun devam edeceğini gösterdi.

Kendimizi kandırmayalım; TFF, kulüp başkanları, antrenörler ve futbolcular, küresel düzeydeki oyuna uyum sağlayabilmek için yeterince hazır değil. Hepsi kendi konfor alanlarını korumaya çalışırken, sonuçlar da bu gerçeği yansıtıyor.

Sonuçta yazık; Avrupa kupaları ise halen var ve bu konjonktürde eleştirel bir analiz, takımın mevcut eksiklerini ortaya koyuyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…