İçeriğe geç
  • Dolar 49,3929
  • Euro 55,3027
  • Sterlin 65,6314
  • Bitcoin 4.035.475 ▼ %1,68

Politika

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: "Muhalefet Birlikte Hareket Ederse Türkiye Belediyeler Birliği Seçimini Kazanabilir"

CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 14 Ekim 2026 Çarşamba günü CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında MYK ve Parti Meclisi gündemini değerlendirdi. Ekonomide artan kredi borçları, fon yolsuzluğu iddiaları, belediyelere yönelik operasyonlar, Türkiye Belediyeler Birliği seçimi, dış politika ve Halk TV'ye kayyum atanması konularında açıklamalarda bulu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 14 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 16.00'da CHP Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi (PM) toplantılarında ele alınan başlıkları kamuoyuyla paylaştı.

Ekonomik göstergelerden belediyelere yönelik adli operasyonlara, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekilliği seçiminden dış politika gelişmelerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Sarı, CHP'nin önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerini aktardı.

CUMHA'nın da yerinde takip ettiği basın toplantısında, CUMHA Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Bekar son soruyu yönelterek Türkiye Belediyeler Birliği yönetimindeki sık değişiklikleri gündeme getirdi.

"Vatandaş Aldığı Borcu Ödeyemez Hale Geldi"

MYK toplantısında ülkenin ekonomik sorunlarını ayrıntılı olarak görüştüklerini belirten CHP Sözcüsü Müslim Sarı, özellikle ihtiyaç kredileri ve bireysel kredi kartlarında takibe düşen borçlara dikkat çekti.

Sarı, "Bir ekonomide vatandaşın durumunu en iyi gösteren göstergelerden biri, kullanılan kredilerin geri ödenememesi ve takibe dönüşüm oranlarıdır." değerlendirmesinde bulundu.

İhtiyaç kredilerinde takibe dönüşüm oranının yüzde 6,75'e ulaştığını açıklayan Sarı, şu ifadeleri kullandı:

"2016'dan bugüne kadar, aradan geçen 10 yıl boyunca bütün yaşadığımız finansal krizlere, pandemiye ve iktisadi resesyona rağmen hiçbir zaman takibe düşme oranı ya da tahsili gecikmiş alacaklar bu kadar yüksek olmamıştı. Bu tarihsel zirve."

Bireysel kredi kartlarına ilişkin göstergeleri de değerlendiren Sarı, kredi kartı borçlarının ödenememe oranının yüzde 5,7 seviyesine ulaştığını söyledi.

Sarı, "Gerek ihtiyaç kredilerinde gerekse bireysel kredi kartlarında vatandaşların ödemelerini yapamadığı, aldıkları borcu geri ödeyemediği bir iktisadi durumla karşı karşıyayız." dedi.

"Karşılıksız Çeklerde İlk Sekiz Ayda Yüzde 50 Artış Var"

Şirketlerin finansman sorunlarına da değinen Müslim Sarı, karşılıksız çeklerdeki yükselişin yalnızca küçük işletmeleri değil, büyük işletmeleri de etkilediğini belirtti.

Sarı, "İlk 8 ayda karşılıksız çekler miktar olarak geçen senenin ilk 8 ayına göre yüzde 50 artmıştır. Yıllık olarak ise yüzde 46 artmıştır." açıklamasını yaptı.

Karşılıksız çeklerin parasal büyüklüğünün toplam içindeki payının, adet bazındaki payından yüksek olduğuna dikkat çeken Sarı, bu durumun büyük işletmeler açısından da finansman sıkıntısına işaret ettiğini savundu.

CHP Sözcüsü, "Hem vatandaş açısından hem küçük işletmeler açısından hem de büyük işletmeler açısından çok ciddi bir likidite kriziyle karşı karşıyayız." ifadelerini kullandı.

Fon Yolsuzluğu İddiaları: "Siyasi Ayak Araştırılmadan Sorun Çözülmez"

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinin ardından fon yolsuzluğu olarak nitelendirdiği iddiaları gündeme getiren Sarı, fonların tasfiye edilmesinin tek başına yeterli olmayacağını söyledi.

Sarı, soruşturmalarda yalnızca doğrudan işlem yaptığı iddia edilen kişilerin değil, denetim ve gözetim sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de incelenmesi gerektiğini belirtti.

"Burada tartışılması gereken ama gözden kaçan iki tane konu vardır. Birincisi bu noktaya nasıl geldiğimize ilişkin sorumluluğu üstlenmesi gereken kurumların neden bir türlü yargılanmadığıdır." diyen Sarı, ilgili kurumların süreç boyunca neden harekete geçmediğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.

Sarı, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Bu kurumların bu meseleyi görmezden gelmesine hangi motivasyon neden oluyor? Bu kurum başkanlarını, bu kurum yöneticilerini kendi görevlerini yapmaktan alıkoyan motivasyon nedir? Bunun arkasında bir siyasi ayak var mıdır?"

CHP Sözcüsü, iktidar çevrelerine uzanabileceğini öne sürdüğü ilişkilerin de araştırılması gerektiğini ifade etti. Söz konusu iddiaların hukuki süreçlerle açıklığa kavuşturulmasının önemini vurguladı.

"Fonların Tasfiyesinde Kamu Kaynağı Kullanılmasını İstemiyoruz"

Fon mağdurlarına yapılacak ödemeler konusunda CHP'nin iki temel hassasiyeti bulunduğunu belirten Sarı, bunlardan ilkinin kamu kaynaklarının kullanılmaması olduğunu açıkladı.

Sarı, "Bu fonların tasfiyesinde asla ve kata kamu kaynağı kullanılmasını istemiyoruz. Yani vatandaşın vergilerinin bu yolsuzluk işleminin tasfiyesi için kullanılmasını istemiyoruz." dedi.

Kamu bankaları üzerinden yapılan bazı işlemlerin bu konuda soru işaretleri doğurduğunu ileri süren Sarı, "Hiç kimsenin helal parayla elde edilmiş kazançlarının üzerinden sağlanan vergileri bu fon yolsuzluğunun tasfiyesinde kullandırtmayacağız." ifadelerini kullandı.

İkinci hassasiyetlerinin yargılama biçimi olduğunu belirten Sarı, suçlamaların organize suç kapsamında değerlendirilmesini istediklerini söyledi.

Sarı, "Üç aylık, beş aylık, altı aylık, bir yıllık hapislerle milyarlarca lira elde edilmiş gelirler arasındaki ilişkiyi kuramazsınız." görüşünü dile getirdi.

Bir kamuoyu araştırmasına da değinen Sarı, fon yolsuzluğuna adı karışan kişilerin gerekli cezaları alacağına inanmayanların oranının yüzde 60 olduğunu aktardı.

Dış Politikada Mekke Savunma Anlaşması Tartışması

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, dış politikaya ilişkin gündem kapsamında Mekke Savunma Anlaşması'nı da değerlendirdi.

Anlaşmanın Türkiye'nin jeopolitik konumu açısından bazı olanaklar sağlayabileceğini belirten Sarı, buna karşılık hukuki onay süreçlerinin tamamlanmadan fiili uygulamalara geçilmesini eleştirdi.

Sarı, "Bir uluslararası anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için Anayasa'nın 90. maddesinde belirtildiği şekilde Türkiye Büyük Millet Meclisi onayına sunulması gerekir." dedi.

Anlaşmanın henüz TBMM gündemine gelmediğini savunan Sarı, buna rağmen çeşitli yönetim mekanizmalarının oluşturulduğunu, atamalar yapıldığını ve güvenlik taahhütlerinin gündeme geldiğini belirtti.

"Biz bu anlaşmanın Türkiye'nin jeopolitik derinliği bakımından faydalı olduğunu düşünüyoruz. Ancak fiili durumlara da karşıyız. Burada çok ciddi riskler olduğunu düşünüyoruz." diyen Sarı, konunun parlamentoda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

"Yemen'e Asker Gönderme Tartışmaları Devlet Aklıyla Ele Alınmalı"

Basın mensuplarının soruları üzerine Yemen'e yönelik olası askeri müdahale tartışmalarını da değerlendiren Sarı, Türkiye'nin böyle bir süreçte hangi hukuki zeminde hareket edeceğinin açıklanması gerektiğini söyledi.

ABD'nin Orta Doğu'daki güvenlik politikasını bölgesel ittifaklarla yürütmeye çalıştığını savunan Sarı, Türkiye'nin bölgesel ilişkiler geliştirirken karşılaşabileceği riskleri de hesaba katması gerektiğini belirtti.

Sarı, "Türkiye'nin bir nükleer güce sahip ülkeyle, öte yandan finansal olarak güçlü bir ülkeyle bu coğrafyada bir jeopolitik güç alanı oluşturmasını olumlu görüyoruz. Ancak bu, meselenin risksiz olduğu anlamına gelmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki çatışmaların Türkiye bakımından riskler barındırdığına işaret eden Sarı, Pakistan-Afganistan ve Pakistan-Hindistan ilişkilerinin de değerlendirmeye katılması gerektiğini ifade etti.

CHP Sözcüsü, "Yemen'e de asker göndeririz, Sudan'a da asker göndeririz. Bu tür hamasetleri bir tarafa bırakarak daha bir devlet aklıyla, daha rasyonel değerlendirmeye ihtiyaç var." dedi.

"10 Günde 10 Belediyeye Operasyon Yapıldı"

Yerel yönetimlere yönelik adli işlemleri ele alan Müslim Sarı, son 10 günde 10 belediyenin operasyonlara konu olduğunu belirtti.

Mersin Büyükşehir, Mezitli, Yenişehir, Eyüpsultan, Ataşehir, Bayraklı, Çeşme, Silifke, Etimesgut ve Damal belediyelerini sıralayan Sarı, operasyonların muhalefet belediyelerinde yoğunlaştığını öne sürdü.

Sarı, "Son 10 günde 10 tane belediyeye operasyon yapıldı. Bunların bir kısmında belediye başkanları görevden alındı, belediye başkanları tutuklandı. Bir kısmında daha önce yapılmış olan operasyonların ikinci ayakları yapıldı." ifadelerini kullandı.

Yargı süreçlerinin siyasi ayrım yapılmadan işletilmesi gerektiğini belirten Sarı, suç işlediği iddia edilen herkesin yargılanabileceğini ancak operasyonların dağılımının kamuoyunda soru işaretleri oluşturduğunu savundu.

"Suç işleyen biri varsa bu mutlaka yargılanmalı. Ama bu suçlar sadece ve sadece muhalefet belediyelerinde mi var?" sorusunu yönelten Sarı, belediyelere yönelik adli işlemlerin fon yolsuzluğu tartışmalarını gölgede bırakmayı amaçladığını iddia etti.

Ataşehir ve Eyüpsultan'daki Başkan Vekilliği Seçimleri

CHP Sözcüsü, belediye meclislerindeki siyasi geçişler ve başkan vekilliği seçimlerine ilişkin gelişmeleri de değerlendirdi.

Ataşehir'de CHP'nin 24, Cumhur İttifakı'nın 12 belediye meclis üyesi bulunduğunu belirten Sarı, altı meclis üyesinin AKP'ye geçmesinin ardından siyasi aritmetiğin değiştiğini söyledi.

Sarı, "Önce matematiği ayarlıyorsunuz, sonra hukuku kullanıyorsunuz ve seçimi 18-15 pozisyona getiriyorsunuz. Seçimi formaliteye çeviriyorsunuz." sözleriyle süreci eleştirdi.

Eyüpsultan'da yapılan seçimlere ilişkin itirazları da değerlendiren Sarı, dördüncü turda CHP adayının seçimi kazandığını, ancak üçüncü turdaki salt çoğunluk hesabına yönelik itirazlarla sonucun değiştirilmek istendiğini ileri sürdü.

Sarı, "Yüreğir'de yaşanmış hukuk garabetinin aynısını yaşatmaya çalışıyorlar." ifadelerini kullandı.

Muhalefet partilerinin belediye meclislerinde ortak hareket etmesinin önemine değinen Sarı, siyasi iş birliğinin Türkiye Belediyeler Birliği seçimi açısından da belirleyici olacağını belirtti.

Türkiye Belediyeler Birliği İçin Kritik Seçim: "Ayşe Ünlüce'yi Destekleyeceğiz"

Basın toplantısının öne çıkan başlıklarından biri, 15 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.30'da yapılacağı açıklanan Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği seçimi oldu.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer'in tutuklanmasının ardından yeni bir seçim sürecine girildiğini belirtti.

Birlikteki delege dağılımını açıklayan Sarı, AKP'nin 311 delegesi bulunduğunu, MHP ve Büyük Birlik Partisi ile birlikte Cumhur İttifakı'nın toplam delege sayısının 370'e ulaştığını ifade etti.

CHP'nin 246, toplantıda "Yeni Parti" olarak anılan siyasi oluşumun 135 delegesi bulunduğunu aktaran Sarı, diğer muhalefet partileriyle birlikte çoğunluğun sağlanabileceğini söyledi.

Sarı, "Muhalefetin gücü Cumhur İttifakı'nın gücünden en az 50 oy daha fazla. Ancak birlikte hareket edildiğinde, bir arada olunduğunda, ortak bir aday çıkartıldığında bu böyle." dedi.

CHP'nin ortak aday belirlemek amacıyla görüşmeler gerçekleştirdiğini anlatan Sarı, karşılıklı önerilerde bulunulduğunu ancak ortak aday konusunda mutabakat sağlanamadığını belirtti.

Buna rağmen CHP'nin ayrı bir aday çıkarmama kararı aldığını açıklayan Sarı, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce'ye destek vereceklerini duyurdu.

"En Fazla Delege Bizde Olmasına Rağmen Aday Çıkartmıyoruz"

CHP'nin Türkiye Belediyeler Birliği seçimindeki yaklaşımının siyasi iş birliğine dayandığını belirten Sarı, şu ifadeleri kullandı:

"En fazla üye Cumhuriyet Halk Partisi'nde olmasına rağmen, bütün bu işbirliği önerilerimiz zedelenmiş olmasına rağmen, burası AKP'ye geçmesin diye aday çıkartmamaya karar verdik."

Sarı, "Biz Sayın Ayşe Ünlüce'yi belediyeler birliği seçiminde CHP olarak desteklemeye karar verdik. Bu fedakârlığı yapıyoruz. Neden? Uzlaşabilelim ve buralar Cumhur İttifakı'na geçmesin." dedi.

Seçimin sonucunun muhalefet partilerinin birlikte hareket etmesine bağlı olduğunu söyleyen Sarı, CHP delegelerinin Ünlüce'ye oy vermesi için çalışma yürüteceklerini açıkladı.

Sarı, aday üzerinde tam bir ortaklaşma sağlanamadığını da belirterek, seçimin kaybedilmesi durumundaki siyasi sorumluluğun ayrı aday çıkarma kararını veren siyasi oluşuma ait olacağını savundu.

Halk TV'ye Kayyum Tartışması: "Basın Özgürlüğünü Savunuyoruz"

Basın toplantısında Halk TV'nin yönetimine kayyum atanmasıyla ilgili gelişmeler de gündeme geldi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, medya kuruluşlarıyla ilgili adli işlemlerde bireylerin hukuki sorumlulukları ile kurumların yayın faaliyetlerinin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti.

"Hiç kimse yargılanmaz değildir. Elbette yargılanabilir. Dolayısıyla kişiler de yargılanabilir, medya patronları da yargılanabilir." diyen Sarı, medya şirketlerinin toplumun haber alma hakkı bakımından ayrı bir öneme sahip olduğunu vurguladı.

Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Medya kuruluşları, medya kuruluşlarının şirketleri herhangi bir şirket değildir. Medya son derece önemlidir. Halkın haber alma özgürlüğü açısından, basın özgürlüğü açısından, ifade ve fikir özgürlüğü açısından son derece önemlidir."

Kayyum atanmasının yayın politikası ve çalışanların geleceği bakımından soru işaretleri doğurabileceğini ifade eden Sarı, "Bütün bunların hepsine rağmen bizler basın özgürlüğünü, fikir özgürlüğünü ve ifade özgürlüğünü savunuyoruz ve kayyumu kabul etmiyoruz." dedi.

"Kemal Kılıçdaroğlu'na Yöneltilen Eleştirileri Haksız Buluyoruz"

Halk TV ile ilgili tartışmaların CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarına bağlanmasını eleştiren Sarı, kayyum uygulamalarının siyasi sorumluluğunun tartışılması gerektiğini söyledi.

Sarı, AKP ve MHP yöneticilerinin medya kuruluşlarına ilişkin açıklamalarının yeterince eleştirilmediğini savunarak, bütün sorumluluğun Kılıçdaroğlu'na yüklenmesini doğru bulmadıklarını belirtti.

"Sayın Kılıçdaroğlu'nun yapılan yayınlardan bağımsız bir biçimde, kendi aleyhinde yazan gazetecilerin tutuklanması, gözaltına alınması, bunlarla ilgili hukuki süreçler başlatıldığında gösterdiği tavır ortadayken çok büyük bir haksızlığa uğradığını değerlendiriyoruz." ifadelerini kullanan Sarı, basın özgürlüğüne yönelik tutumlarının değişmediğini kaydetti.

Parti Meclisinde 37 İlin Disiplin Kurulu Ataması Yapıldı

CHP Parti Sözcüsü, Parti Meclisi toplantısında alınan örgütsel kararlara ilişkin de bilgi verdi.

Parti tüzüğü gereğince il disiplin kurullarına yapılacak atamaların Parti Meclisi onayına tabi olduğunu hatırlatan Sarı, 37 ilin disiplin kurulu üyelerinin atandığını açıkladı.

Daha önce partiden ihraç edilen yaklaşık 10 kişinin bağışlanma taleplerinin de Parti Meclisi gündemine taşındığını belirten Sarı, toplantıdan ayrıldığı sırada bu konudaki görüşmelerin sürdüğünü ifade etti.

İstanbul İl Başkanlığı İçin "Kriz Yok" Açıklaması

Gazetecilerin İstanbul İl Başkanlığı'ndaki atama sürecine ilişkin sorularını yanıtlayan Müslim Sarı, mevcut durumda yeni bir gelişme olmadığını söyledi.

Sarı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na gerekli yetkinin verildiğini belirterek, atama konusundaki takdirin Genel Başkan'a ait olduğunu ifade etti.

"Hiçbir kriz yok. Sadece durumda değişiklik yok. Durumda değişiklik olmaması bir kriz olduğu anlamına gelmez." diyen Sarı, İstanbul'daki ilçe örgütlerinin çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.

Sarı, "Neticede MYK'da bir oylama oldu. Sayın Genel Başkan yetkiyi aldı kendisine. Takdir kendisinin." açıklamasında bulundu.

Cemil Tugay Hakkındaki Soruyu da Yanıtladı

Basın toplantısında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın kendisine yönelik eleştirilerle ilgili sözleri de gündeme getirildi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Tugay'a yönelik eleştirilerinin yeni olmadığını belirterek, parti içindeki geçmiş değerlendirmelerine işaret etti.

Sarı, "Biz zaten Cemil Tugay'ı eleştiriyoruz. Eleştirdik. Bir daha belediye başkanı olmaması konusunda da çaba sarf ettik. Ben de Parti Meclisindeydim o zaman." dedi.

Tugay'a yönelik eleştirilerin parti değiştirmesiyle ilgili olmadığını savunan Sarı, geçmişte parti içinde dile getirilen bazı eleştirilerin bugün kamuoyu tarafından da tartışıldığını söyledi.

CUMHA Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Bekar'dan Son Soru: "29 Ayda Dördüncü Başkan Değişikliği Nasıl Okunmalı?"

BASIN TOPLANTISI | SON SORU-CEVAP BÖLÜMÜ

CHP Genel Merkezi'ndeki basın toplantısını yerinde takip eden CUMHA Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Bekar, soru-cevap bölümünün son sorusunda Türkiye Belediyeler Birliği'nin son 29 aylık yönetim sürecini gündeme taşıdı.

Bekar, yaklaşık 1400 belediyenin ortak kuruluşu olan Türkiye Belediyeler Birliği'nde kısa süreler içinde yaşanan başkan değişikliklerinin yerel yönetimlere yönelik operasyonlarla bağlantılı olarak nasıl değerlendirilmesi gerektiğini sordu.

CUMHA Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Bekar, sorusunda Türkiye Belediyeler Birliği'nin önceki başkanları Ekrem İmamoğlu, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer'in görev sürelerine dikkat çekti.

Bekar, "Önemli bir seçim. 1400 belediyenin ortak başı olduğu bir kurum Türkiye Belediyeler Birliği." diyerek başladığı sorusunda, birlik yönetiminde 29 aylık dönemde dört ayrı başkanlık sürecinin yaşanmasını hatırlattı.

Hüseyin Bekar, Ekrem İmamoğlu'nun yaklaşık 11 ay, Zeydan Karalar'ın 12 ay, Vahap Seçer'in ise yaklaşık 5,5-6 ay görev yaptığını belirterek yeni seçimle birlikte dördüncü başkanlık dönemine girileceğine işaret etti.

Bekar, "Yirmi dokuz ayda dördüncü başkan vekili... Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz, nasıl okuyorsunuz? Önemli bir gelişme çünkü." sözleriyle değerlendirme istedi.

CUMHA Yazı İşleri Müdürü, Türkiye Belediyeler Birliği'nde yaşanan değişimlerin devam edip etmeyeceğini de gündeme getirerek, başkan vekilliği seçiminin olası sonuçlarını sordu.

Müslim Sarı: "Her Şey Muhalefetin Elinde"

Hüseyin Bekar'ın sorusunu yanıtlayan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, öncelikle Türkiye Belediyeler Birliği seçiminin sonucunun muhalefetin birlikteliğine bağlı olduğunu söyledi.

Sarı, "Karar ne çıkar onu bilmiyorum tabii ama biz muhalefet partilerinin, yani aslında belediyeler birliği bakımından iktidar olan ama Türkiye'de muhalefet olan partilerin birlikte hareket edebildikleri ölçüde seçimi kazanmamaları mümkün değil. Çünkü bizim delege sayımız daha fazla." dedi.

CHP'nin seçimde ayrı aday çıkarmama kararının bu yaklaşımla alındığını belirten Sarı, muhalefetin oylarını bölmek istemediklerini ifade etti.

Sarı, "Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak en çok delege bizde olmasına rağmen bu konjonktürde ve bu şartlarda ilan edilmiş bir aday var. Karşısına bir aday çıkartıp bölmek yerine tamam, o zaman sizin adayınızı destekliyoruz dedik." açıklamasında bulundu.

Ayşe Ünlüce'ye verilecek desteğin yalnızca siyasi bir açıklamadan ibaret olmayacağını söyleyen Sarı, CHP'nin bütün delegelerini bu yönde harekete geçireceğini belirtti.

"Kendi Üyelerimizin Tamamını Bu Adaya Oy Vermek Konusunda Yönlendireceğiz"

Müslim Sarı, CUMHA'nın sorusuna verdiği yanıtın devamında şu ifadeleri kullandı:

"Ve kendi üyelerimizin tamamını bu adaya oy vermek konusunda yönlendireceğiz. Muhalefet birlikte hareket edebildiği ölçüde, edebilirse bu seçimi kazanabilir. Dolayısıyla her şey muhalefetin elinde."

Seçim sürecinde adayın ve kendisini destekleyen partilerin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirten Sarı, ortak hareket edildiğinde seçim sonucuna ilişkin önemli bir avantaj bulunduğunu savundu.

Sarı, "Yani adayın da sorumluluğunda bu aşamadan sonra. Çünkü kendisi adaydır, kendisi de oy isteyecek. O adayı destekleyen siyasal partiler de kendilerine oy isteyecekler. Dolayısıyla bu işbirliği yapıldığı sürece bir sorun olmayacağını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

"İki Buçuk Yılda Dördüncü Kez Başkan Seçeceğiz, Bu Çok İbretlik"

CUMHA Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Bekar'ın Türkiye Belediyeler Birliği başkanlarının kısa görev sürelerine ilişkin sorusunu ayrıca değerlendiren Sarı, yaşanan tabloyu dikkat çekici bulduğunu söyledi.

Sarı, "Ama öbür sorunuz tabii çok ibretlik. Yani Belediyeler Birliği Başkanı'nın dört tane; önce Ekrem Bey, sonra Zeydan Bey, sonra Vahap Bey. Şimdi dördüncü kez, daha iki buçuk yılda dördüncü kez Belediyeler Birliği Başkanı'nı seçeceğiz. Bu tabii çok ibretlik bir durumdur." dedi.

Başkanların kısa aralıklarla değişmesini belediyelere yönelik operasyonlarla ilişkilendiren Sarı, son dönemdeki başkanların görev sürelerinin yan yana değerlendirilmesinin Türkiye'deki yerel yönetim sürecini ortaya koyacağını savundu.

CHP Sözcüsü, "Türkiye'de bu yapılan belediye operasyonlarının, bu tutuklamaların aslında nereye geldiğini çok çarpıcı bir resimle görebilirsiniz." ifadelerini kullandı.

"20 Yıl Sonra Bu Başkanlar Neden Bu Kadar Çok Değişmiş Diye Sorulacak"

Müslim Sarı, CUMHA'nın sorusuna verdiği yanıtı gelecekte bu dönemin nasıl hatırlanacağına ilişkin bir değerlendirmeyle tamamladı.

Sarı, Türkiye Belediyeler Birliği'nin son başkanlarının fotoğrafları yan yana getirildiğinde görev sürelerindeki kısalığın açıkça görüleceğini ifade etti.

"Belediyeler Birliği başkanlarının fotoğraflarını yan yana koyduğunuzda son dönemdeki belediyeler birliği başkanlarının ne kadar kısa sürelerde belediyeler birliği başkanlığı yaptığını göreceksiniz." diyen Sarı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bundan 20 yıl sonra torunlarınız oraya gittiğinde, 'Ya dede, baba, bu belediyeler birliği başkanları niye bu kadar çok değişmiş?' dediğinde ne açıklama yapacaksınız? Bu çok ibretli."

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CUMHA Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Bekar'ın sorusunu yanıtlamasının ardından basın toplantısını teşekkür ederek tamamladı.

Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği Seçimi 15 Ekim'de

CHP'nin Ayşe Ünlüce'ye destek verme kararını duyurduğu basın toplantısının ardından gözler, 15 Ekim 2026 Perşembe günü saat 14.30'da yapılması planlanan Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekilliği seçimine çevrildi.

CHP Sözcüsü Müslim Sarı, seçimin sonucuna ilişkin kesin bir öngörüde bulunmadı ancak muhalefet partilerinin ortak hareket etmesinin belirleyici olacağını ifade etti.

CUMHA'nın son sorusuyla gündeme taşıdığı 29 aylık dönemdeki başkan değişiklikleri ise Sarı'nın açıklamalarıyla birlikte yerel yönetimlere yönelik operasyonların siyasi ve kurumsal etkileri açısından basın toplantısının dikkat çeken başlıklarından biri oldu.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…